Komik Öğrenci Sözleriyle Eğlenceli Anlar
Okul hayatı, bazen zorlayıcı olabilir; ancak her anın içinde eğlenceli anlar da barındırır. Komik öğrenci sözleri, bu zorlukları gülerek geçmek isteyenler için harika bir yol sunuyor. Siz de, arkadaşlarınızla paylaşıp keyifli anlar yaratabilirsiniz. WhatsApp ve Instagram gibi sosyal medya platformlarında paylaşabileceğiniz eğlenceli sözlerle, okulun monotonluğundan bir nebze olsun kaçabilir ve çevrenizdeki herkese gülümseme dolu anlar yaşatabilirsiniz. Biz de anlamliguzelsozler.com.tr olarak, sizler için derlediğimiz komik öğrenci sözleriyle eğlenceli bir içerik hazırladık.
Komik Öğrenci Sözleri 2026
Aşağıda, öğrencilerin okulda karşılaştıkları komik durumları ve söyledikleri eğlenceli sözleri bulabilirsiniz. Bu sözleri arkadaşlarınızla paylaşarak, onların yüzünde bir gülümseme bırakabilirsiniz.
Test mi çözeyim. Yazılılara mı çalışayım. Yoksa ödevlerimi mi yapayım derken kendimi facebook’da buluyorum.
Kopya düzenine göre oturan öğrencilerin; yerlerinin değiştirilmesi sonrası bakışması, en hüzünlü ayrılık sahnesinde bile yok.
Lisede takdir, teşekkür alana 20 gün ekstradan tatil hakkı tanısalar bu ülkenin başarı oranları tavan yapardı.
Bir insan okuldan nefret ettiği halde nasıl Üniversite hayali kurar ki. İşte biz Türkler…
Para verip dershaneye gidiyoruz ama hoca gelmeyip ders boş geçtiğinde seviniyoruz. Zengin miyiz geri zekâlı mı anlamadım lan.
Her yiğidin bir yoğurt yiyişi, her öğrencinin bir kopya çekişi vardır.
Sınavları düşünüyorum kitaplarım kapalı.
E-okul fotoğrafını göster; seviyorum diyorsa senindir, sevmiyorum diyorsa da haklıdır. Şimdi yalana gerek yok.
Okul beni bozar, yaşasın cumartesi pazar.
Bu yazılıda kopya çeksek de mi sıfır alsak kopya çekmesek de mi sıfır alsak.
Öğrenciyi altın sıraya oturtmuşlar ille de teneffüs demiş.
Pazar gününden cuma gününe geçebileceğimiz bir tünel kazıyorum köşeyi dönmem an meselesi.
Bugün disipline benimle birlikte gelecek ateşli saatler yaşayacak arkadaşlar arıyorum.
Sınavdan çıktığımda: 95 arkadaşlarla konuştuğumuzda: 75 kontrol ettiğimde: 45 hoca söylediğinde: 25 arabada: 5 evde: 15.
Hocaya senin değerini sordum dünyalara bedel dedi, Dünya’nın değerini sordum beş para etmez dedi.
1 işçi bir binayı 37300 saniyede yapıyorsa, 37300 işçi 1 binayı 1 saniyede nah yapar. Nerde kaldı orantı? Matematik bitmiştir benim için.
İngilizceden 2 aldım acaba hoca 98 puanı nerden kırdı?
Okul yıllarında dünyanın en yürek burkan diyaloğu; +Olum hoca gelmemiş galiba. -Gelmiş kanka sabah arabasını gördüm.
Anneme bugün okula gitmeyeceğim dedim, ütü yaptık, bulaşık yıkadık şimdide dest-i izdivaç izleyip fasulye kırıyoruz, not: pişmanım!
Akşam çalışırım – neyse sabah erken kalkıp çalışırım – neyse serviste çalışırım – neyse ilk ders çalışırım – neyse kopya çekerim.
Sigara paketinin üstüne bizim sınıfın resmi konulup üstüne sigara içerseniz çocuklarınız böyle olur denirse tüm Türkiye sigarayı bırakır yemin ediyorum.
Parasını verip dershaneye yazılıyorduk hoca gelmeyince de seviniyorduk. Zengin miydik, geri zekâlı mıydık? Anlamadım.
Ders çalışırken müzik dinleyemiyorum, çünkü ders dikkatimi dağıtıyor.
Şu cuma akşamının güzelliğine bakar mısınız? Tavan bir ayrı bakıyor, duvarlar bir başka samimi, halının desenlerini daha anlatmadım bile.
-Kanka ders çalışmak beni çok bozdu, az önce nerdeyse dolma kalemini dolma sanıp yiyordum. +O da bir şey mi oğlum, ben geçen gün kurşun kalemle birini vurmaya çalıştım.
Sevgili matematik lütfen artık büyü ve kendi problemlerini kendin çöz, problemlerini senin yerine çözmekten bıktım artık!
Sakla samanı gelir zamanı, Mayıs’ta okul kırmanın tam zamanı.
Konuyu 2. Kez anlatan hocaya “Hee şimdi anladım” diyip anlamayan öğrenci gibiyim.
–Oğlum veli toplantısı varmış. Neden söylemedin? + Baba senin adın veli mi ya?
Üzüm üzüme baka baka kararır, öğrenci karneye baka baka morarır.
Keşke her sabah alarm çaldığında polisler kapıyı kırıp, “yat yat yat” diye bağırsa da geri yatsak. Sabahçı olmak zor zanaat…
Sabah uyandığımda alarmın çalmasına daha 2 saatin olduğunu gördüm, sevinçten uyuyamadım.
İlla hayattan bir ders çıkarılacaksa ilk matematiği çıkaralım bence.
Sınav notlarımın yükseklik korkusu var kesin.
Test çözerken içimdeki Ali Ağaoğlu ortaya çıkıyor. Bunu geç, bu zor, bunu işlemedik.
+ Kanka saçım nasıl olmuş? – Mala dönmüşsün asdfg. + O zaman başka tarafa döneyim.
Neden mi ders çalışmıyorum? Çünkü bana bir şeyleri zorla öğretmeye çalışan bu dayatmacı sisteme karşı. Şaka şaka hacı ben sıkılıyorum ya ondan.
Test çözüyordum ilk soruyu yaptım cevap doğru çıktı, kitabı kapattım. Net oranı %100 sonuçta, her şeyi zirvede bırakmak lazım.
2. dönem çok ders çalışacaktım, devamsızlık yapmayacaktım 1. sınavlardan yüksek not alıp 2. sınavlarda rahat olacaktım. Ne hayallerdi be.
—Hocam kütüphanedeki romanların yanına müzik aleti koydum. +Neden? —Çünkü romanlar böyledirler çalgısız yaşayamaz ölürler.
Derste hep aynı parmakları görüyorum diyen hocama; değişik olsun diye, orta parmağımı kaldırdım Dersten attı, mağdurum!
Benim aşkın için verdiğim savaş tarih derslerindeki savaşlarla kıyaslanamaz aşkım.
Sınavda kopya vermemek için Nazi kampında evladına sarılır gibi sınav kâğıdına sarılan mal arkadaşım, seni de unutmadım.
—Bana bakıp saatlerce durabilir misin? —Neden sen matematik testi misin?
“Baba bende suç yok valla. Notlarımın yükseklik korkusu var.” dedim, sonra nasıl geldim buraya anlamadım. Burası neresi ki?
Yazılı haftası demek; az samimi olduğunuz sınıf arkadaşınızdan bile ‘kardeşim merhaba’ lafını duymak demektir. Notlarımı isteyecek çakkaall ????
Bana kopya verenin 40 yıl kölesi olurum.
Kopya bir sanattır ama bizim öğretmen sanattan anlamıyor!
–Yeter bee baba! Ders çalışmıcam artık nette takılıcam. +Ne dedin sen? –Test kitaplarımı diyorum nereye koydunuz.
Dün annemin yanına gittim oturdum. Ne oldu bilgisayarın mı bozuldu dedi. İyi kadın ya halden anlıyo.
Matematik 2.yazılımdan 80 alsam hoca sözlüme 100 verse insanlar el ele tutuşsa hayat bayram olsa.
Sevmek buysa üstü kalsın diyeceğim ama öğrenciyim param yok.
İlkokulda nöbetçi öğrenci diye bir şey vardı. Bunlar işlerini çok ciddiye alırlardı, sanırsın Topkapı Sarayı’nın muhafızları.
+Nerede kalmıştık? —Göçlerde hocam. +Emin misin Eyüp? —Yalan söyleyen Göçveren olsun.
Öğretmen” indirin parmakları listeden kaldıracağım” dediğinde oluşan o gerilim trafoda yok.
—Sınıfta bazı kendini bilmezler var + Onlar kim hocam? — Onlar kendini biliyor.
Hocam Ankara’nın bağları kovalent bağ mı yoksa iyonik bağ mı?