Ataol Behramoğlu Sözleri: Duygulara Dokunan Güzel ve Anlamlı Cümleler
Ataol Behramoğlu’nun sözleri, derin anlamlarıyla insanın kalbine dokunur. Onun yazıları, bazen kısa ve öz bazen de uzun ve duygusal metinlerden oluşur. Özellikle etkileyici ve resimli sözlerle sosyal medyada paylaşabileceğiniz bu ifadeler, hayatın farklı anlarına tercüman olur. Bu güzel sözleri WhatsApp, Instagram gibi platformlarda sevdiklerinizle paylaşabilir, onların kalbine dokunabilirsiniz. Yeni ve klasik Ataol Behramoğlu sözlerini keşfetmek için anlamliguzelsozler.com.tr sitemize göz atmayı unutmayın. Bu sözler hem sizi düşündürecek hem de duygusal anlar yaşatacak.
Ataol Behramoğlu Sözleri: Kalbinize Dokunacak Sözler 2026
Aşağıda sizler için Ataol Behramoğlu’nun en güzel ve anlamlı sözlerini bir araya getirip listeledik. Hem kısa hem uzun, duygusal ve etkileyici sözlerle hayatınıza anlam katabilirsiniz.
Öğrendim ki… Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa, anlam yükü o kadar azalır.
Dünyaya bir daha gelirsen nasıl bir hayat isterdin sorusuna kim ne derdi bilmiyorum ama ben aynı ananın evladı olmak isterdim.
Aramızda söylenmiş sözlerin uzaklığı, aramızda yaşanmış şeylerin uzaklığı, yakın ayrılıkların sezgisi tenimizde.
İnsanın mucizesinin farkında olmayan, buna inanmayan kişi sanatçı olamaz. Şiir yazar belki ama şair olamaz.
Anne gezindiğin bağ baba yaslandığın dağdır! Ömrümün en güzel çağı, annen ve babanla olandır.
Şiir değerlendirmesi şiirsel olmalıdır. Kuru analizler, ancak şiiri öldürmeye yarar.
Bence Türkiye’de gençler doğru eğitilmiyor. Gençlerin yetenekleri baskılanıyor, önleri kesiliyor. Bu yüzden gerçek niteliklerini ortaya çıkaramıyorlar.
Rüyalar bile geceleri bekler gizlice görünmek için. Yüreğimdesin, saklısında içimin gizlice sevgilim.
Yaratıcılık bir cevherdir. Bu cevheri ortaya çıkarmak için eğitim gerekir. Örneğin Rusya’da Gorki Enstitüsü vardı şimdi hâlâ var mı bilmiyorum, bakarsanız birçok büyük Rus edebiyatçı bu enstitüde eğitim almıştır. Türkiye’de de Köy Enstitülerinin böyle bir özelliği vardı. Köy Enstitüleri olmasa Fakir Baykurt gibi yazarlar çıkmazdı.
Öğrendim ki. Hiç tanımadığın insanlar, iki saat içinde, senin hayatını değiştirir.
Yaşamak görevdir yangın yerinde. Yaşamak insan kalarak.
Gök sanki eriyecek mavilikten çimenler uykulu ve sıcak bir kadın geçiyor çıplak ayaklarını yüreğime basarak.
Şiir damıtılmış bir üründür. Bir şiirden, hatta bir dizeden esinle kitaplar yazılabilir.
Öğrendim ki, kimseyi sizi sevmeye zorlayamazsınız. Kendinizi sevilecek insan yapabilirsiniz, gerisini karşı tarafa bırakırsınız.
Sevdiğim sonsuzca yitirdiğim ender çiçek geri kalan yılları ömrümün seni anımsamama yetmeyecek.
Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı.
Nesir uçar, şiir kalır.
Öğrendik ki, İki şey asla terk etmezmiş insanı: Biri yanındaki ana, diğeri kalbindeki yara.
Şiir canlı bir organizmadır.
Ve cellat uyandı yatağında bir gece tanrım dedi bu ne zor bilmece öldükçe çoğalıyor adamlar ben tükenmekteyim öldürdükçe.
Eskidenmiş sabredip murada ermek, Şeyhin kerametini bekleyerek. Öyle zamanlar yaşamaktayız ki dostum, erdemdir bazen, sabretmemek.
İsim nedir ki bulutlara yazılır geçer. Yüzüm nedir ki akarsuya çizilir geçer. Ömür nedir ki kurulur bozulur geçer. Sevda nedir ki, dokunursun süzülür geçer. Şiir nedir ki, sezilir geçer. İnsan nedir ki, bir şeylere sevinir, üzülür geçer.
Sigaranın şiirle alakası yok. Lisedeyken herkes gibi ben de sigara içerdim. Sonra baktım sigara içerken kafam iyice dumanlanıyor e bu sefer de şiir yürümüyor sigarayı bıraktım. Ama arada bir tüttürüyorum yine.
Şair şiire karşı sorumludur.
Yanıma gelip, dua diye bir şiirinizi okuduk, çok güzelmiş diyorlar. Ama o şiiri ben yazmadım ki. İnternete biri yazmış, altına da adımı koymuş.
Burjuvalar kocaman duvarlarla çevirmişler avlularını. Ama bir kiraz ağacı gördüm geçen gün, Dışarı uzatmıştı en çiçekli dalını.
Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de var olduğumu düşünmeyi, ürpererek. Karanlık bir oda da küçük bir çocuk gibi yağmurdan ve yalnızlıktan ürpererek.
Evet haklısınız, erkekler bir odundur, çünkü hepsinin beklemekten ağaç olduğu bir sevgilisi olmuştur!
Ölümdür yaşanan tek başına, aşk iki kişiliktir.
Oysa insan olmak çoğalabilmektir başkalarıyla. İnsansın birinin canı yanarken, senin de canın yanıyorsa.