>

Sadi Şirazi Sözleri

Sadi Şirazi'nin derin anlamlar içeren, duygusal ve etkileyici sözlerini keşfetmek isteyenler için eşsiz bir içerik. Güzel ve anlam dolu sözlerle dolu bu metin, kısa ve uzun ifadelerle Sadi'nin bilgece öğütlerini sizlere sunuyor. Sosyal medya platformlarında paylaşılmaya uygun, yeni ve resimli bu sözler, hayatınıza farklı bir perspektif katacak.


 

Sadi Şirazi'nin Derin Anlamlı Sözleri

Sadi Şirazi, yüzyıllardır bilgelik ve insanlık dersi veren sözleriyle tanınan önemli bir şair ve düşünürdür. Anlam dolu, derin ve duygusal sözleriyle hayatın her alanına dokunan öğütler sunar. Onun kaleminden çıkan güzel sözler, insanın ruhunu besleyen ve düşündüren nitelikte. Sizler için derlediğimiz Sadi Şirazi sözlerini WhatsApp ve Instagram gibi sosyal ağlarda paylaşarak sevdiklerinize ilham verebilirsiniz. Bu sözler, anlamliguzelsozler.com.tr'de yer alan özel seçkimizde yer alıyor. Sadi’nin kısa ama özlü ifadeleri, uzun ve derin anlamlar barındıran cümleleri ile hayatınıza yeni bir bakış açısı katacaksınız.

Sadi Şirazi Sözleri Listesi 2026

Aşağıda sizler için en güzel Sadi Şirazi sözlerini bir araya getirip listeledik. Bu etkileyici sözleri sevdiklerinizle paylaşarak, onlara bilgelik dolu mesajlar gönderebilir ve anlam dolu anlar yaratabilirsiniz!

 
Gönlünün perişan olmasını istemiyorsan perişan olanları gönlünden çıkarma.
Her ormanı boş sanma belki de kuytuluklarında bir kaplan uyuyordur.
Bir gece sevdiğim içeri girdi. Yerimden öyle bir fırlamışım ki elbisemin eteği mumu söndürdü. Güzelliği ile karanlığı dağıtan sevgilim sordu ben gelince neden ışığı söndürdün? Dedim ki: güneş doğdu zannettim…
Methü senâ ipiyle kuyuya inme hatem gibi sağır ol da kendi ayıplarını dinle.
Salih adam dilenirse ancak kendi nefsinden dilenir ve ondan hırsı terk etmesini ister. Çünkü her saat ver diyen bir nefis sahibini zillet içinde köy köy dolaştırır…
Doğru söyleyip zincire vurulmak yalan söyleyerek zincirden kurtulmaktan iyidir.
Kendi ahlakını düşmanından dinle; dostun gözünde her yaptığın iyidir.
Söyle mürüvvetsiz eşek arısına bal vermez madem sokmasın bir de.
Yağmurun temiz tabiatında yokken aykırılık bahçede lale biter kıraç toprakta diken.
Tahammül sana önce zehir gibi görünür. Fakat tabiatına kök salınca bal kesilir.
Ey fakir! Sen halk yolunda oyun çocuğu sayılırsın. Büyüklerin eteğini bırakma. Mayası bozuk kişilerle düşüp kalkarsan izzet ve vakalarını kaybedersin. O halde büyüklerin eteğine yapış. Talebeler çocuktan daha acizdir. Hocalar ise muhkem duvar gibidir. Yeni yürüyen çocuk duvara tutunarak yürür. Sen de yeni yürüyen çocuk gibi âlimlerin muhkem duvarına tutunarak yürü.
Kurdun kafasını halkın koyunlarını paraladıktan sonra değil önce kesmek gerekir.
Kalbi kırıkların hatırını sor onları sevindir. Bir gün senin de gönlün incinir.
İçin ağlasa da kim duyar seni? Kim anlar dışarıdan olup biteni? Leyla’nın yüzünü görenler bilir: Mecnun’un kalbine batan dikeni!
Soysuzlara karşı soysuzluk etmek mümkündür. Lâkin insan olanın elinden köpeklik gelmez…
El alemi ayıplarıyla anan bir kimsenin senden de teşekkürle bahsedeceğini zannetme!
Ne kadar okursan oku; bir bilgine yakışır şekilde davranmadığın sürece cahilsin demektir…
Kendisinden fazlasıyla iyilik gördüğün kimseye fenalık etmen insanlık değildir.
Üç şey sürekli kalmaz; ticaretsiz mal tekrarsız bilgi cesaretsiz iktidar.
On derviş bir kilimde uyurken iki padişah bir dünyaya sığmaz.
Efendi davul sesi ile uyanıyor bekçinin gecesi nasıl geçti nereden bilecek.
Hepimizin kendimize özgü kusurları vardır. Hepimiz aslında çatlak kovalarız. Büyük planda hiçbir şey ziyan edilmez. Kusurlarınızdan korkmayın. Onları sahiplenin. Kusurlarınızda gerçek gücünüzü bulduğunuzu bilirseniz eğer siz de güzelliklere sebep olabilirsiniz.
Yarasanın gözü gündüz göremiyorsa güneşin ne günahı var bunda?
Gönlünün dertli olmasını istemezsen dertli gönülleri dertlerinden kurtar.
Eşeğini düşman vergisini de sultan alıp gittikten sonra o memleketin tacında tahtında ikbal kalır mı?
Çocuklarımızı kuzu gibi büyütmeyelim ki ileride koyun gibi güdülmesinler.
Tek ırmak kenarından sıcak su iç de ekşi suratlının soğuk gül şerbetini içme. Yüzü safra gibi karmakarışık olan bir adamın ekmeğini tatmak haramdır…
Meyvelerle yüklü dal başını yere kor. Meyvesiz ağaca kimse taş atmaz.
Ey insanoğlu! Adının unutulmamasını istersen çocuğuna ilim hüner marifet öğret ve onu akıllı fikirli yetiştir. Böyle yaparsan arkanda seni rahmetle anan bir kişi bırakmış olursun.
Kesme nevanı; içine salsalar da keder. Kırılsa gönül medd ü cezr ile hepsi geçer hepsi geçer.
Varlığı perişan olan kimse ne tiz’i fark eder ne pes’i. O bir kuşcağızın ötmesiyle de feryada gelir.
Güzel bir kadın bir mücevher iyi bir kadın bir hazinedir.
İnsanlarla münasebetin ateşle münasebetin gibi olsun. Çok uzaklaşma donarsın; çok yaklaşma yanarsın!
Düşman bir kusur bulunca büyüklerin kalplerini dağlar. Ateş ufacık şeyle de alevlenir. Fakat koca koca ağaçları tutuşturmak mümkündür…
Öğüdü tesir etmeyeceğini bildiğin bir kimseye verme ey şaşkın. Elinden dizgini kaçırmış olan zavallıya oğlum yavaş sür denmez…
Kişi bu alçak dünyaya tenezzül etti mi bala kapılmış sineğe döner.
Ey akıl sahibi! Gül dikenle beraber bulunur. Senin dikenle ne işin var gülü demet yap… Eğer tabiatında yalnız kusurları görmek varsa tavus kuşunda çirkin ayaktan başka bir şey göremezsin.
Olgun bir adamı dost edinmek isterseniz eleştirin; basit bir adamı dost edinmek isterseniz methedin.
Asık suratlıdan bir şey isteme onun kötü huyundan elem duyarsın. Gönlünün gamını anlatacaksan bir kimseye anlat ki yüzünü görünce ferahlayasın.
Şarap sarhoşu gece yarısı sakinin sarhoşu ise mahşer sabahı uyanır.
Eskiden dünyada görünüşte dağınık ama iç dünyaları derli toplu insanlar vardı. Oysa şimdikilerin dış görünüşleri derli toplu ama iç dünyaları dağınık.
Hastaya şeker vermek günah olur çünkü ona acı ilaç fayda verecektir.
Emrindekileri bağışlamasını bilmeyenler bir gün bu insanların affına muhtaç olurlar.
Kabirlerinde rahat yatıp uyuyanlar yeryüzünde halkı rahat tutanlardır.
Ey başkalarının acısıyla kaygılanmayan sana insan demek yakışık almaz.
Girerse hasta öküzün biri otlağa bulaştırır hastalığı bütün köy öküzlerine.
Konuşmadan bir köşede oturan sağırlarla dilsizler dilini tutamayan kimseden daha üstündür.
Ekmek yerine güneş olsa sofrasında güneş yüzü görmezdi kimse kıyamete dek cihanda.
İnsan ruhunu iki şey karartır: susulacak yerde konuşmak ve konuşulacak yerde susmak.
Büyük kalarak yaşamanın şartı odur ki her küçüğün kim olduğunu bilesin.
İnsan ya insan gibi akıllıca söylemeli yahut hayvanlar gibi susmalıdır!
İdrak kulağından gaflet pamuğunu çıkarmalısın ki ölülerin nasihatini duyabilesin.
Sel heybetle aktığı için yukarıdan aşağı tepesi üstü düşer. Hâlbuki çiğ damlası küçük ve âcizdir; bu sebeple gökyüzü onu muhabbetle alır ayyuka çıkarır…
Halkın bahçesinden padişah bir elma yerse adamları ağacı kökünden sökerler.
İnsan dilini tutup konuşmadıkça ayıbı da hüneri de gizli kalır.
Padişahken zulmedersen padişahlıktan sonra dilenci olursun.
İnsanın her nefeste iki defa şükretmesi lazım… Biri nefes aldığı için diğeri verdiği için. Çünkü verip almamak alıp vermemek var.

Diğer Özlü Sözler Yazıları