WhatsApp Sözleri 2026
Aşağıda sizler için çok güzel WhatsApp sözlerini bir araya getirip listeledik. Bu sözler, hem anlamlı hem de etkileyici içerikler sunarak sosyal medya paylaşımlarınızı renklendirecek. Duygularınızı ifade etmenin en özel yollarından biri olan bu sözlerle, sevdiklerinize ilham verebilir ve onlara duygularınızı en güzel şekilde aktarabilirsiniz.
Dal rüzgârı affeder ama kırılmıştır bir kere.
Altar’ın oğlu Tarkan.
Galiba ben bu aşkta iyi halden müebbet yedim.
Ne haliniz varsa gülün.
Fırtınanın şiddeti ne olursa olsun, martı sevdiği denizden asla vazgeçmez.
Sen bana gel desen ben kavimler göçüyüm.
Haberim yokmuş gibi sev.
İlgi çekici bir durum…
Sessizliği dinle, söyleyecek çok şeyi var.
Muhabbet ağına giriş için dokunun.
Müzik ruhun gıdasıdır. Karnınızı doyurun gençler.
Şirinleri mavi sanırdım görmeden önce seni…
Büyüdük ve kirlendi dünya…
Ve bazen de; seninle konuşmak iyi geldi, diyebileceğin birisi olmalı.
İnsanlık öldü, katili menfaat!
Aferin kirpik, gözüme girdin!
Baktın olmuyor, daha çok bak.
Son laf bükücü…
Kim vurduya gittim, birazdan dönücem.
Hadi takas edelim bir şeylerimizi. Mesela gülüşünden ver ömrümden al.
Bi tanısan sende çok söversin.
Allah’ım sen bana doğru yolu göster, o mal beni bulamaz.
Şarap olayım, şerefe kaldır beni.
Âlem kaşar olmuş tost yapan yok.
Aşk iki kişiyle oynanır, iyi olan kaybeder.
Yüreğine giden bir bilet kes, cam kenarı değil can kenarı olsun.
Hadi simit satanı anladım, kestane satanı da. Peki ya dost satan, o da mı ekmek parası?
Durum murum yok.
Biz kaybettiklerimiziz.
Beyinlerimiz savaşsın isterdim ama görüyorum ki silahsızsın.
Bu hayatta gülmemi isteyen tek kişi fotoğrafçıydı.
Her şey senin için…
Erkekler ikiye ayrılır maç yaparlar.
Ehemmiyetsizleştirmemeliyim diyorum bazen. Lakin.
Keşke bazı insanlar için ‘imalat hatası var, geri topluyoruz’ deseler.
Her türlü iyi niyet itina ile suiistimal edilir.
Seni sevmek ibadetim ama sevemem cenabetim.
Ekmeğime hoşça kal sürdün ya sen, ben şimdi ‘aşk’ karınla; sana, ne şiirler yazarım.
İntihar köprüsü gibiyim bu günlerde, gözümden de, gönlümden de düşen düşene.
Kolunu ısırıp saat yapıp bu saatten sonra benimsin diyesim var.
Unutamam ama çok iyi unutmuş numarası yaparım.
Bir yalnızlık inşa ediyorum ki hiç sorma Mimar Sinan halt etmiş yanımda.
Hayatımızın en güzel yılları telefonu şarja takmakla geçip gidiyor.
Ne kadar seviyorsun dersen; o kadar işte. Tavanı kadar sokağın ve dibi kadar cehennemin.
Ey akıllı telefonlu Türk Gençliği!
Şunu unutma fazla fedakârlık, fazla vefasızlık getirir.
Birinin seni hiç unutmamasını istiyorsan, ondan borç al.
Yine de…
Mutlak değer içindeki X gibiyim.
Yıkıldı yolunu bekleyen şehir. Şimdi gelsen de bir, gelmesen de.
Alışmak zaman alıyor; zamansa her şeyi…
Sanırsın ki meclisteki tasarıya geç kaldı.
Sen çevrimiçi, ben çevrimiçi…
Acele işe çünkü benim de çişim geldi.
Türkiye güzel ülke de, çevresi kötü.
Aşkımızın suya düşeceğini bilseydim, balık olurdum.
Bir tek ben akıllıyım. Geriye kalan herkes geri zekâlı…
Oluruna bıraktım seni; olmazların bende kaldı.
Tek olmak soğuktur, üşüme.
Çünkü sen çölüme kar oldun.
Aynı günde dört mevsime şahit olmak gibi bir şey bu… Önce özlüyor, sonra ağlıyor, akşamları küsüyor, geceleri çok seviyorum.
Seni anlatabilmek susmaktan geçiyor bu aralar.
Mai kadar kalbimdeki yerin.
Enektarlar goltuğun altında galık, beni ara!
Durumum yok, yazamıyorum.
Bugün yine en çok satanlar listesinde insanlar var.
Ağlama sevgilim ıslanıyorum.
Gidişine illa bir isim koyulacaksa Mal Kaybı diyelim.
Çirkin ve beyinsiz…
Ben aşk nedir bilmem. Eski kafalıyım. Bir seni bilirim, bir de adın geçince sıkışan kalbimi…
Otopsi istiyorum hayallerime, kurduğum düşler eceliyle ölmüş olamazlar.
Yanıltmasın seni melek bakışlar bazılarını şeytan bile ayakta alkışlar.
Buraya yazmak da moda oldu.
Ben sana kendine gel diyorum. Bana gel demiyorum.
Bence şimdi sen de herkes gibisin.
Şimdi söyle hayatını düzene mi sokayım, seni üzene mi?
Dokuz doğurdum yalnızlığında. Gel de sahip çık çocuklarına.
Dünyanın en komik durumu…
İnsan kör ise güneşin suçu nedir?
Sen online ben online, konuşsana layn.
Uzaktan şöyle bir “sucuk” dersen olabilir.
Her tercih bir vazgeçiştir.
Akıllı telefonmuş. Karşı taraf aptal olunca, telefona akıllı olsa bile işe yaramıyor.
Korkaklıkta ar, ilerlemekte şeref var…
Olduğu kadar, olmadığı kader…
Hep kazanıyorsun, ey çözümsüzlük.
Whatsapp tavuk durum (Ahh şu İngilizce karakterler.)
Çalgıcı karısı Binnaz…
Paslı bir yalnızlıktı avuçlarımda, ardımda bir yürek yükü rüzgâr. Ne zaman sevmeye koyulsam, doğrulup çoğaldı ayrılıklar…
Bu enerji devamlıdır…
Sahra çölü kadar büyük bir kalbim var gel kuma boğul!
Sabaha kadar yolu var.
Neden yazmıyorsun, canımın içi?
Öp beni, bu bütün soruların cevabı olur.
Bende duran zaman sende nasıl geçiyor?
Her insan huzur verir, kimileri gelince kimileri gidince.
Bin “günahın” olsa da bana, bir “gün ahım” yok sana.
Susmak kabullenmek değil, cevaptır. Eğer insan kısa cümleler kuruyorsa, uzun yorgunlukları vardır.
Ölmek sorun değil de hani bir gün mezarıma gelirsin de kalkıp sarılamamak koyar bana.
Lafın bile gelişi var, sen hala neredesin?
Bonibon, bonibon çantada cepte bonibon.
Na-müsait (Müsait değil)
Haydi Söyle!
Aşk mı para mı? – “Aşk” olsun tabii ki de para.
Velev ki konuştuk?
Sözün bittiği yerde bekliyorum.
Sen güzel ve zeki bir kadın istersin ama arkanı anan toplar.
İnsanı iki şey ayakta tutar; biri sol diğeri sağ ayak.
Peşimden gelme ben de kayboldum.
Tükürmekle söner mi hiç can yangını?
Biz kimseyi yarı yolda bırakmadık onlar müsait bir yerde indiler…
Bizim şiir olduğumuz kalbe, kimse şair olamaz.
Hayal kırıklıklarını hiçbir alçı tutmuyor.
Serçe gibisin kardeşim.
Beş kuruşluk insanların milyonluk tavırlarına hastayım.
Tecrübe yenilen kazıkların bileşkesidir.
Oynamazsan kazanamazsın.
Çiçek versem, kanar mısın?
Yağmurlar düşünce tenime her damlayı sen sanıp aşk bildim. Ve biliyor musun gölgeni bile çok özledim.
Zaman bütün hayallerimize ağzımın payını verdi.
Yanaklarım varken canımı sıkman çok saçma.
Varsayalım yokuz!
Sen ağlama, akar makyajın.
Bir otobüs aşkıydı belki bizimkisi benim yolum “son durak” seninkisi “müsait bir yer”di.
Tabaklarda kalan son kırıntılar gibiydi sana olan sevgim. Sen beni hep bıraktın; bense hep arkandan ağladım.
Kuşlar güzel, hayat uçuyor.
Olgunlaşmak hiçbir şeye şaşırmamaktır.
Askerdeyim. Sen de gel.
Gök kuşağım kirlendi renklerinle yıkar mısın?
“Gitmek” sadece bir eylemdir. “Unutmak” ise kocaman bir devrim…
Truth, hurts.
Gözlerimin rengi standart ama bakışlarım adamına göre değişiyor.
Ne hasta bekler sabahı, ne taze ölüyü mezar, ne de şeytan, bir günahı, seni beklediğim kadar.
Birini yenmek çok kolaydır, asıl olan birini kazanmaktır.
Gazozuna hiç ilaç atan oldu mu?
Sana muhtaç olduğum şu anda gel, yaşamak olsan da gel, ölüm olsan da gel.
Koyamadım hayatımı bir biçime, koyayım böyle hayatın içine.
İyi mi böyle?
Aşk, kalbi geleceğe örgütleyen siyasettir.
Just Sleeping
Atom fiziğine de profesörlüğü de lanet olsun.
Saçım şekil, önümden çekil.
Hakkıdır paraya tapan milletimin istismar.
Sevdan üflendi bir kere vakit aşk-ı kıyamet. Sen kopuyorsun yüreğimde; gönlüm gönlüne emanet.
Ayrılık dayanılır gibi değil, değil mi?
Gökyüzünde bir yıldız olsaydım ilk sana kayardım.
Sana nasıl davrandığımı sorgulama. Hepsinin mimarı sensin.
Kötü bir işin en gizli şahidi vicdandır.
Önceden altını çizdiklerimin şimdi üstünü çizmekle meşgulüm.
Öyle sessizce öldüm ki defalarca, hiç bir zaman anlaşılmadı yokluğum.
Sanmıyorum ama iyi geceler.
Buralar bir zamanlar hep tarlaydı.
Giderek daha çok seviyorum seni demişti. O yüzden gitti demek ki.
Kaleciyle karşı karşıya…
Üzülme ne olur, bugünler dün olur.
Yetersiz bakiye.
Kader satılmıyor ki iyisini alalım.
İyi ki egoları kadar yer kaplamıyor insanlar.