Yahya Kemal Beyatlı Sözleri
Yahya Kemal Beyatlı'nın sözleri, insan ruhunu derinlemesine etkileyen anlamlı ve düşünceli ifadelerle doludur. Bu sözler, hem duygusal hem de entelektüel açıdan sizi geliştirecek özelliğe sahiptir. WhatsApp ya da Instagram gibi platformlarda paylaşabileceğiniz, kısa ve uzun seçeneklerle hazırlanmış resimli ve anlamlı sözler, takipçilerinize yeni bir bakış açısı kazandırabilir. Anlamliguzelsozler.com.tr olarak, şairin en güzel ve etkileyici sözlerini derleyerek, sizinle paylaşıyoruz. Sözler, hayatınıza dokunacak ve duygularınızı dışa vurmanızda size yardımcı olacaktır. Beyatlı'nın şiirsel üslubu ve derin anlamları ile yazılan her bir söz, paylaşmaya değer bir değere sahiptir.
Yahya Kemal Beyatlı Sözleri 2026
Aşağıda, Yahya Kemal Beyatlı'nın en güzel ve anlamlı sözlerini bulabilirsiniz. Bu sözleri sosyal medyada paylaşarak, duygularınızı en etkili şekilde ifade edebilirsiniz.
Ayrılmanın bıraktığı hicran derindedir!
Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden, birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.
Bütün bu amiller, gitgide, devleti Latinlikten uzaklaştırıyor, ekseriyeti şarklı, Hıristiyan ve Eski Yunancadan bozma bir dille konuşan halka mal ediyor.
Ya şevk içinde harap ol, ya aşk içinde gönül!
Dönülmez akşamın ufkundayız. Vakit çok geç; bu son fasıldır ey ömrüm, nasıl geçersen geç!
Kalbi olanların dili yok, dili olanların kalbi yok.
Medeniyette bütün idrakler ihtirasla mümkündür. Bugünkü Garp medeniyetini, kendiliğimizden tiksindirecek kadar, ateşli bir ihtirasla sevmeseydik idrak edemezdik.
Geçmişte sevdiğimiz, hayran olduğumuz ve bağlandığımız şeyler yalnız güzellikler, iyilikler, doğruluklardır; yoksa çirkinlikleri, kötülükleri ve haksızlıkları sevmiyoruz.
Kalbim yine üzgün, seni andım da derinden geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden.
Zihnim bu şehirden, bu devirden çok uzakta.
Sahte bir şiir iyi okunamaz. Olsa olsa mevzun cümlelerden mürekkep bir parçayı iyi kıraat etmiş olur.
Türkçe; ağzımızda, anamızın dili gibi helal ve güzel olmalı.
Çünkü bir kıtada askerle değil, milletle durulur.
Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir.
Yaşamak zevki nedir bilmez ölümden korkan.
Artık demir almak günü gelmişse zamandan, meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
Bütün Türkler gibi İstanbullular da biliyorlar ki, millî hareket bütün bir cidali Osman’ın sancağını, Fatih’in tahtını, Selim’in hatırasını nisyandan kurtarmak içindir.
Kalbimin takati yok, hem bu duyuş çok sürecek. Mavera başlamadan ben buradan ayrılayım.
Yürü! Hür maviliğin bittiği son hadde kadar. İnsan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar.
Ölmek kaderde var, yaşayıp köhnemek hazin.
Şiirde lisan, zevk, fikir, mazmun, her şey eskir, yalnız aşk eskimez her dem tazedir.
Gürlemiş Topkapı’dan bir yeni şiddet daha şanlı namıyla, büyük top, denilen ejderha.
Sanat şahsi oldukça şahısların renk renk bir kalabalık olduğu anlaşıldı.
Ankara’nın en çok İstanbul’a dönüş yolunu sevdim.
İspat ettik ki bir zaman aşiretten cihangirane bir devlet çıkaran bu millet o cihangirane devletten bugün bir Türk vatanı çıkaracak kudrettedir.
Sen neredesin, ey sevgili, yaz günleri nerde!
Toprakta tek bir medeniyet vardı: Türk medeniyeti.
Bir nesil evvelkilere mevhum saltanat tatlı bir hayal, milliyetler esasları üzerinde bir Türk milliyeti acı bir hakikat görünüyor. Bugün biz o merhumeye acı hayal, Türk devletine tatlı hakikat diyoruz.
Kör bedbinlik bir milleti nasıl öldürürse sağır nikbinlik de bir zaaftır. Kavi olan, yenilmeyen yalnız azimdir.
Ölmek kaderde var, yaşayıp köhnemek hazin/ Bir çare yok mudur buna ya Rabbe’l alemin.
Üstümüze zaman yağdı, hüznümüz ondan.
Medeniyette bütün idrakler ihtirasla mümkündür.
Ölenler öldü, kalanlarla mustarip kaldık.
Bazı yerler vardır ki ruh eser.
Türk ülkesinde hayat hür, saf, nefis idi. Türkler hayattan birer şarkı gibi geçiyorlardı. Diğer ülkelerde Türk gençleri gibi kahraman, Türk kadınları gibi güzel, Türk kızları gibi ince, Türk gibi hür yollu darbımeseller vardı.
İnsan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar.
Bir yoldu parıldayan, gümüşten, Gittik. Bahis açmadık dönüşten.
Fethin en müspet ve en esaslı eseri vatanın yekpareliğidir.
Yer kalmadı beynimde hayale.
Bir milletin dilini ifade edecek olan sanatkarın o milletin, bütün tarihinde dilinin geçirmiş olduğu Safhaları sadece bilmesi değil, benimsemesi lazımdır. Her millette olduğu gibi, bizde de kelimeleri şiir canlandırmış nesir sadece kullanılmıştır.
Siyasette, doğru her zaman biraz geç söylenir.
Bugün Türklük tahlil devrinde değil terkip devrindedir.
Şiir, ilham perisi ile baş başa kalınınca yazılır.
Soğuk ay öptü beyaz ensesini, sardı her uzvunu bir ince sızı.
Mazi yosunla örtülü bir göl ki yok dibi, mevsim serin ve bahçede yaprak yığın yığın.
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler; bilinmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.
Aheste çek kürekleri mehtap uyanmasın!
Gönüldendir şikâyet kimseden feryadımız yoktur.
Güçlü olan, yenilmeyen yalnız azimdir.
Bir tel kopar ahenk ebediyen kesilir.
Ölmek değildir ömrümüzün en feci işi, müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi.
Ey sevgi anladım bu uzaktan seda ile. Ömrüm yegâne lezzetidir hatıran bile.